top of page


Bir anlatı savaşı ve anlaşılma meselesi: Michael aslında hiç gitmedi
Şöhretleri her ne kadar öz be öz katilleri olsa da; parçalı, çelişkili ve gizemli duruşları onları bu katillerin kollarına adım adım iter. Bu yolu da bazen bile isteye, bazense körü körüne yürürler. Çoğu çocuk yaşta atlar bu denize, çoğu da hiç fark etmeksizin düşer. Özge Ç. Denizci Michael Jackson üzerinden konuşacaksak, önce bir ayrımı netleştirmemiz gerekiyor. Bazı insanları anlamak da anlatmak da o kadar kolay değildir; üstelik onlar hakkında ne yazılırsa yazılsın —bu met
kızıl kirazkuşu
7 dakikada okunur


Ulvi Cemal Erkin ve Piyano Yapıtları
1930’lu yıllarda Türkiye’nin kültürel dönüşüm sürecinde etkin rol oynayan bestecilerden biri Ulvi Cemal Erkin’dir. Galatasaray Lisesi’nde öğrenim gördü. Paris Konservatuvarı’na kabul edilen ilk üç Türk besteciden biridir. École Normale de Musique’te Nadia Boulanger ile kompozisyon çalıştı. Türkiye’ye döndükten sonra Musiki Muallim Mektebi’nde piyano ve armoni öğretmenliğine başladı. Paris yıllarında ilk bestelerini verdi. 1931’de piyano için yazdığı beş kısa parçayı “Beş Daml
ozge denizci
2 dakikada okunur


Nadia Boulanger
Babası Paris Konservatuvarı’nda şan öğretmeni olan Nadia Juliette Boulanger, 1887 yılında Paris’te doğdu. İlk müzik derslerini babasından aldı. Daha sonra Paris Konservatuvarı’nda Gabriel Fauré ile kompozisyon, Charles-Marie Widor ile org çalıştı. Profesyonel müzik yaşamına École Normale de Musique’de ders vererek başladı. Kompozisyon, müzik tarihi, orkestrasyon ve koro yönetimi alanlarında eğitim verdi. 1908 yılında “La Sirène” adlı kantatıyla Roma Ödülü’nde ikincilik kazand
ozge denizci
2 dakikada okunur


2006 Sziget Festivali
2006 Sziget Festival İzlenimleri 2006 yılında Macaristan’da düzenlenen Sziget Festivali’ne katıldık. Festivalde, sonradan Terorizer adıyla da anılan ancak yaygın olarak Morbid Angel ismiyle bilinen grubun davulcusu Pete Sandoval ile röportaj gerçekleştirdik. Türkiye’yi Wan2 Stage’de temsil eden Manga’nın performansını izledik ve kayıt altına aldık. Aynı sahnede, birkaç hafta sonra Rock’n Coke’ta da sahne alacağı duyurulan Gogol Bordello yer aldı. Rock’n Coke performanslarının
ozge denizci
3 dakikada okunur


Japon Çalgıları II
Japonya'nın Dünyaca Bilineni: Shakuachi... Geçen sayımızdan itibaren Japon çalgıları yazı dizisine başladığımızın müjdesini vermiştik. Kotoyla başlayan serüvenimize başka bir geleneksel çalgı olan Shakuachi’yle devam ediyoruz. Aslında enstrüman Türkiye'de tahminimizin üstünde bir popülerliğe zaten erişmiş. Japonya'dan bir çalgı ismi sorulduğunda ilk akla gelen enstrüman Shakuachi oluyor. Enstrümanın teknik yapısından ziyadesiyle bahsedeceğiz ama öncesinde son derece etkilendi
ozge denizci
4 dakikada okunur


Japon Çalgıları -1 Çin İşi Japon İşi: Koto
Bu aydan itibaren, şöyle bir Uzak Doğu’ya uzanalım istedik. Geleneksel Japon kültürüne ve pek tabii ki o kültürü oluşturan ve bizim de alanımız olan müzikleri ve çalgıları hakkında biraz fikir sahibi olalım, fikir telakkisi yapalım dedik. Kimilerimize göre biraz sıkıcı gelebilecek Kültür hakkında bilgi edinmed en derhal Japon enstrümanlarına geçmeyelim düşüncesindeyiz. Bu nedenle, dergimizin içinde bir renk olarak birkaç paragraf aslında son derece aşina olduğumuz Japon kültü
ozge denizci
5 dakikada okunur


Enstrüman Olarak İnsan Sesi…
Müzisyen olmayanlarımız bile farkında olarak ya da olmayarak gün içinde ara sıra şarkı söylüyordur. Şarkı söyleme işini biraz aşmış olanlarımız sesinin sınırlarını biliyor olsa da her fırsatta zorluyor ve çeşitli denemeler yapıyordur. İnsan sesi ve kullanımı pek çok anlamda önemli bir enstrümandır. Bu önemli enstrüman, kimi profesyonel sahne müzisyenlerince çeşitli mikrofon ve prosesörlerle de destekleniyor. Her ne kadar teknolojik gelişmelerden yararlanıyorsak da insanın dur
-
5 dakikada okunur


Sevişmeden Uyumayan “Ahlaksız” Şarkılar
"Yatakodası sesi"yle, erotik şarkılar değil bunlar, bayağı ahlaksız şarkılar! Böyle bir başlık attıktan sonra, ‘ahlak’ın tanımını yapmak gerekir. Ama bu tanım bütün köşeyi doldurup taşıracağından böyle bir işe girişmiyorum. Konuyla ilgili yazılar için birkaç filozof ve sosyolog önerebilirim. Bunlarında başında Spinoza gelir… Schopenhauer’un “Hukuk, Ahlak ve Siyaset Üzerine” ve “Postmodern Ahlak Denemeleri” alt başlığıyla Zymunt Bauman’ın kitaplarına bakabiliriz. “Ama bizim iş
-
5 dakikada okunur
bottom of page